20 Eylül 2021 TÜRKİYE GÜNLÜK KORONAVİRÜS TABLOSU Toplam İstatistikler
  • BUGÜNKÜ TEST SAYISI 346.435
  • BUGÜNKÜ HASTA SAYISI 27.688
  • BUGÜNKÜ VEFAT SAYISI 231
  • BUGÜNKÜ İYİLEŞEN SAYISI 27.949

Advert
Güncel

Yargıtay’dan emsal karar, Kıdem tazminatında…

Yargıtay, prim gününü tamamlayarak emeklilik koşullarını yerine getiren işçilerin kıdem tazminatı alması konusunda emsal niteliği taşıyacak bir karar aldı. İş mahkemesinin kararını bozan Yargıtay, ‘İşçinin diğer bir işte çalışmaya başlaması..

Yargıtay’dan emsal karar, Kıdem tazminatında…

Yargıtay, prim gününü tamamlayarak emeklilik koşullarını yerine getiren işçilerin kıdem tazminatı alması konusunda emsal niteliği taşıyacak bir karar aldı. İş mahkemesinin kararını bozan Yargıtay, ‘İşçinin diğer bir işte çalışmaya başlaması kanuna karşı değildir; hile olarak nitelendirilemez’ kararı aldı. Böylece yeni işe girenler eski işverenden tazminat talep edebilecekler.

Yargıtay, 15 yıl 3600 prim gününü tamamlayarak yaş dışındaki emeklilik koşullarını yerine getiren işçilerin kıdem tazminatı alması konusunda yeni bir karara giderek emsal olacak bir karara imza attı. İşçinin başka bir işte çalışmaya başlamasının kanuna karşı ‘hile olarak nitelendirilemez’ ibaresine yer veren Yargıtay, iş mahkemesinin kararını bozdu. İşverenin işçiye tazminat ödemesine hükmetti. Bu karara göre, yeni işe girenler eski işverenden kıdem tazminatı alabilecek.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 5 Kasım 2020 tarihli kararına konu dosyaya göre, bir şirkette 2008-2015 yılları arasında yönetici olarak çalışan işçi, 4 Eylül 2015 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresi ve 3600 prim gününü tamamladığına dair Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan (SGK) yazı alarak işverene sunduğu halde kıdem tazminatını alamadığı için dava açtı.

Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, işveren, işçinin iş akdini haksız bir şekilde tek yanlı iradesi ile sona erdirdiğini, kanundaki haktan yararlanmak için iş akdini feshetse de asıl amacının başka bir işyerinde çalışmak olduğunu, kanuna karşı hile yapmak suretiyle hak etmediği halde kıdem tazminatı talep ettiğini belirterek talebe itiraz etti.

İşveren işçinin talebinin ayrıca Türk Medeni Kanunu’nda tanımlanan hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu savundu.

 

İŞ MAHKEMESİ İŞÇİNİN TALEBİNİ REDDETTİ

İş mahkemesi, işçinin iş akdinin sona erdiği 4 Eylül 2015 tarihinden önce farklı bir şirkete iş başvurusunda bulunduğunu, 14 Eylül’de yeni işyerine başladığını, dava açtığı işverenin işyerinde çalışmaya devam ederken yeni işyerine verilmek üzere evrak topladığını, dolayısıyla yasanın tanıdığı hakkı kötüye kullandığını gerekçe göstererek kıdem tazminatı talebini reddetti.

‘ÇALIŞMA ÖZGÜRLÜĞÜ ANAYASAL GÜVENCE ALTINDA’

İşçinin temyiz başvurusu üzerine dosya Yargıtay’a geldi. Yargıtay kararında, 1475 Sayılı Kanunu ile işçiye yaş hariç diğer emeklilik kriterlerini yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılma imkânı tanındığı belirtildi. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayan işçinin, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanmamış olsa da işyerinden ayrılabileceği ve kıdem tazminatına hak kazanacağı vurgulandı.

İşçinin yasadan doğan bir hakkı bulunduğuna dikkat çekilen kararda, daha sonra başka bir işverene ait işyerinde çalışmaya başlaması, ayrılmadan önce diğer işyeri ile görüşmesi ve hatta sözleşme yapmasının kanuna karşı hile olarak değerlendirilemeyeceği kaydedildi. Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:

“Dosya içeriğine göre, davacı işçi, fesih tarihinde yaş hariç diğer emeklilik koşullarını sağlamış, bu tarih itibari ile kıdem tazminatına hak kazanmıştır. Ayrıca davacının iş sözleşmesini feshettikten sonra başka bir işyerinde çalışmaya başlaması, Anayasal güvence altında olan çalışma özgürlüğü kapsamında olup, yasanın kendisine verdiği hakkı kullanan davacı işçinin kötü niyetli davrandığından söz edilmesi mümkün değildir. Kanunda tanınan bu hakkın amacı, işyerinde çalışarak yıpranan ve bu arada sigortalılık yılı ile prim ödeme süresine ait yükümlülükleri tamamlayan işçinin, emeklilik için yaşı beklemesine gerek olmadan iş sözleşmesini aktif sonlandırabilmesine imkan tanımaktadır. Davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

Advert